| Zindan (original) | Zindan (traducción) |
|---|---|
| zindan olmuş dünya bana | el mundo se ha vuelto un calabozo para mi |
| duvarı kendim ördüm kendim ördüm | Yo mismo construí la pared |
| meydan kalmış ona buna | Depende de él |
| ben sonumu kendim gördüm | yo mismo vi mi final |
| meydan kalmış ona buna ben sonumu kendim gördüm | Depende de él, yo mismo vi mi final |
| görmez olaydım kendim gördüm | no lo hubiera visto yo mismo |
| bir kalemle bir kalemle bir kâğıda bir kâğıda üç şey yazdım üç şey yazdım | escribí tres cosas en una hoja de papel con un bolígrafo con un bolígrafo escribí tres cosas |
| sonra öldüm biri yaar biri babam | luego morí, a alguien le duele, mi padre |
| en sonunda seni gördüm | finalmente te vi |
| görmez olaydım seni gördüm görmez olaydım seni gördüm | no te hubiera visto no te hubiera visto no te hubiera visto |
| zindan zindan zindan | mazmorra mazmorra mazmorra |
| sensiz dünya dünya değil | sin ti el mundo no es mundo |
| etrafına teller ördüm teller ördüm | Tejo alambres alrededor |
| sevdan kalmış kurda kuşa seni seven eller gördüm görmez olaydım seni gördüm bir | He visto manos que te aman, lobo, pájaro |
| kalemle bir kağıda bir kağıda 3 şey yazdım biri yaar biri babam en sonunda seni | Escribí 3 cosas en una hoja de papel con un bolígrafo. |
| gördüm | Yo vi |
| biri yaar biri babam en sonunda seni gördüm görmez olaydım görmez olaydım seni | alguien lastima a alguien mi padre finalmente te vio tan pronto como no te vi no te hubiera visto |
