| İnsanoğlu haddin' bilir kem söz söylemez iken
| İnsanoğlu haddin' bilir kem söz söylemez iken
|
| El âlemin namusuna yan gözle bakmaz iken
| El âlemin namusuna yan gözle bakmaz iken
|
| Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına
| Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına
|
| Ortada bir tencere, boş mu, dolu mu bilen yok
| Ortada bir tencere, boş mu, dolu mu bilen yok
|
| Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına
| Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına
|
| Ortada bir tencere, boş mu, dolu mu bilen yok
| Ortada bir tencere, boş mu, dolu mu bilen yok
|
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
|
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
|
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
|
| Daha çatal, bıçak, kaşık icat edilmemişken
| Daha çatal, bıçak, kaşık icat edilmemişken
|
| İsmail'e inen koç kurban edilmemişken
| İsmail'e inen koç kurban edilmemişken
|
| Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna
| Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna
|
| Kapağı ver, kulbu al, kurbanı hiç soran yok
| Kapağı ver, kulbu al, kurbanı hiç soran yok
|
| Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna
| Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna
|
| Kapağı ver, kulbu al, kurbanı hiç soran yok
| Kapağı ver, kulbu al, kurbanı hiç soran yok
|
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
|
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
|
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
|
| Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası
| Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası
|
| Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası
| Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası
|
| Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna
| Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna
|
| Kimi tatlı peşinde, kimininse tuzu yok
| Kimi tatlı peşinde, kiminnse tuzu yok
|
| Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna
| Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna
|
| Kimi tatlı peşinde, kimininse tuzu yok
| Kimi tatlı peşinde, kiminnse tuzu yok
|
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
|
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
| Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
|
| Alnı açık, gözü toklar buyursunlar baş köşeye
| Alnı açık, gözü toklar buyursunlar baş köşeye
|
| Kula kulluk edenlerse ömür boyu taş döşeye
| Kula kulluk edenlerse ömür boyu taş döşeye
|
| Nefsine hakim olursan kurulursun tahtına
| Nefsine hakim olursan kurulursun tahtına
|
| Çalakaşık saldırırsan ne çıkarsa bahtına
| Çalakaşık saldırırsan ne çıkarsa bahtına
|
| Halat gibi bileğiyle, yayla gibi yüreğiyle
| Halat gibi bileğiyle, yayla gibi yüreğiyle
|
| Çoluk çocuk geçindirip haram nedir bilmeyenler
| Çoluk çocuk geçindirip haram nedir bilmeyenler
|
| Buyurun siz de buyurun
| Buyurun tamaño de buyurun
|
| Buyurun dostlar buyurun
| Buyurun dostlar buyurun
|
| Barış der, her bir yanı altın, gümüş, taş olsa
| Barış der, her bir yanı altın, gümüş, taş olsa
|
| Dalkavuklar etrafında el pençe divan dursa
| Dalkavuklar etrafında el pençe divan dursa
|
| Sapa, kulba, kapağa itibar etme dostum
| Sapa, kulba, kapağa itibar etme dostum
|
| İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok
| İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok
|
| Sapa, kulba, kapağa itibar etme dostum
| Sapa, kulba, kapağa itibar etme dostum
|
| İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok
| İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok
|
| Para, pula, ihtişama aldanıp kanma dostum
| Para, pula, ihtişama aldanıp kanma dostum
|
| İçi boş insanların bu dünyada yeri yok
| İçi boş insanların bu dünyada yeri yok
|
| Para, pula, ihtişama aldanıp kanma dostum,
| Para, pula, ihtişama aldanıp kanma dostum,
|
| İçi boş insanların bu dünyada yeri yok. | İçi boş insanların bu dünyada yeri yok. |