| Namus için kükreyip, vatan için öldüler
| Rugieron por el honor y murieron por la patria.
|
| Onlar Gelibolu’da en nadide güldüler
| Se rieron más en Gallipoli
|
| Kanlı sırttan aşağı sürünerek geldiler
| Vinieron arrastrándose por la maldita cresta
|
| O gün yardıma koştu dağın aslanı, kurdu
| Ese día el león de la montaña se apresuró a ayudar, el lobo
|
| Çanakkale geçilmez diyordu şanlı ordu
| Çanakkale era intransitable, dijo el glorioso ejército
|
| Çanakkale geçilmez diyordu şanlı ordu
| Çanakkale era intransitable, dijo el glorioso ejército
|
| Gülleler yağıyordu, Mehmetçiğin eline
| Las balas de cañón caían en manos de los Mehmetçi.
|
| O gayret kuşağını doluyordu beline
| Esa banda de esfuerzo le llenaba la cintura
|
| Kelime-i tevhitle girip hücum seline
| Entrando en la corriente de ataque con la palabra-i tawhid
|
| Yeşil çimen üstüne uzanan beyaz nurdu
| Era la luz blanca que se extendía sobre la hierba verde.
|
| Çanakkale geçilmez diyordu şanlı ordu
| Çanakkale era intransitable, dijo el glorioso ejército
|
| Çanakkale geçilmez diyordu şanlı ordu
| Çanakkale era intransitable, dijo el glorioso ejército
|
| Top tüfek yoktu lde, kazma kürek geldilr
| No había cañones y rifles en la ciudad, venían con un pico y una pala.
|
| Onlar Çanakkale'de, kandan açan güldüler
| En Çanakkale, se rieron con sangre
|
| Vatan için çarpışıp, Allah için öldüler
| Lucharon por la patria y murieron por Dios.
|
| Savaşın yiğitleri etten kemikten surdu
| Los héroes de la guerra estaban hechos de carne y hueso.
|
| Çanakkale geçilmez diyordu şanlı ordu
| Çanakkale era intransitable, dijo el glorioso ejército
|
| Çanakkale geçilmez diyordu şanlı ordu
| Çanakkale era intransitable, dijo el glorioso ejército
|
| Ya istiklâl ya ölüm dedi Mustafa Kemal
| Mustafa Kemal dijo o independencia o muerte
|
| Böyle güzel orduya verir mi Rabbim zeval?
| ¿Dará tan hermoso ejército “Mi Señor, zeval”?
|
| Dalgalan al bayrağım, kanımız sana helâl
| Vuela, mi bandera, nuestra sangre es halal para ti
|
| İçimizde tutuşan vatan sevdası kordu
| El patriotismo que se enciende en nosotros es la cuerda
|
| Çanakkale geçilmez diyordu şanlı ordu
| Çanakkale era intransitable, dijo el glorioso ejército
|
| Çanakkale geçilmez diyordu şanlı ordu
| Çanakkale era intransitable, dijo el glorioso ejército
|
| Çanakkale geçişmez diyordu şanlı ordu
| Çanakkale era intransitable, dijo el glorioso ejército
|
| Çanakkale geçilmez diyordu şanlı ordu | Çanakkale era intransitable, dijo el glorioso ejército |