| Hep bugüne baktım ben, katmadım dünü
| Siempre miré el hoy, no incluí el ayer
|
| Tek kalbime inandım, temizdi çünkü
| Creí en mi único corazón porque era puro
|
| Neler gördüm, ne savaşlar, bilsen kaç kez öldüm
| Lo que vi, que guerras, si supieras cuantas veces morí
|
| Oysa büyük bir ödülmüş bu hayattan
| Sin embargo, esta es una gran recompensa de la vida.
|
| Yoksa ben nasıl büyürdüm?
| De lo contrario, ¿cómo crecería?
|
| Her şeyde bir hayır var dedim sustum
| Dije que hay algo bueno en todo, guardé silencio
|
| Bazen de kocaman bir hayır vardı, yine sustum
| A veces había un gran no, me callaba de nuevo
|
| İnandığın ne varsa vazgeçme ve sakın isyan etme
| Sea lo que sea en lo que creas, no te rindas y no te rebeles.
|
| Karanlık bir gün döner güneşe, o günü bekle
| Un día oscuro se convierte en el sol, espera ese día
|
| Ah da yerini bulur er ya da geç, hak da yerini bulur
| Oh, tarde o temprano encontrará su lugar, la verdad también encontrará su lugar
|
| Sen iyi şeyler düşün içinden, ne düşünürsen o olur | Piensas en cosas buenas, pase lo que creas. |