| Sonra Kül Tablasında Yer Arıyorsun (original) | Sonra Kül Tablasında Yer Arıyorsun (traducción) |
|---|---|
| İnsanlar gidiyor, hep eşyalar kalıyor | La gente se va, las cosas siempre se quedan. |
| Bazı cümleler hiçbir anlama gelmiyor | Algunas oraciones no tienen ningún sentido |
| Çırılçıplak hayatın ortasında | En medio de la vida desnuda |
| Yalnızca soğuktan üşünmüyor | no es solo frio |
| İnsan; | Humano; |
| ağlıyor da konuşamıyor | ella llora pero no puede hablar |
| Her şeyi herkese anlatamıyor | No se puede explicar todo a todo el mundo |
| Paramparça uykulardan uyanıp | Despertar de un sueño destrozado |
| Sonra kül tablasında yer arıyor | Luego buscando un lugar en el cenicero |
| Yalan söylüyorlar ya da bilmiyorlar | Mienten o no saben |
| Öyle her şeye rağmen gülemiyor insan | No puedes sonreír a pesar de todo. |
| Yağmurlar içine yağıyor üşüyorsun | Está lloviendo, tienes frío |
| Bazen piç gibi ortada kalıyorsun. | A veces estás atrapado en el medio como un bastardo. |
