| The waiting drove me mad… you’re finally here and I’m a mess |
| Beklemek beni çıldırtıyordu… Sonunda buradasın ve ben bir karışıklığım |
| I take your entrance back… can’t let you roam inside my head |
| Girişini geri alıyorum… Kafamın içinde dolaşmana izin veremem |
| I don’t want to take what you can give… |
| Verebildiğin şeyi almak istemiyorum |
| I would rather starve than eat your bread. |
| Senin ekmeğin yemektense açlıktan ölmeyi tercih ederim |
| I would rather run but I can’t walk… |
| Koşmayı tercih ederim ama yürüyemiyorum |
| Guess I’ll lie alone just like before. |
| Galiba aynı eskisi gibi yalnız yatacağım |
| I’ll take the varmint’s path… Oh, and I must refuse your test |
| Ayak takımının yoluna uğrayacağım.Oh, and senin sınavını geri çevirmeliyim |
| A-push me and I will resist… This behavior’s not unique |
| İtekle beni ve ben direneceğim. Bu davranış şekli benzersiz |
| I don’t want to hear from those who know. |
| Onların bildiklerini duymak istemiyorum |
| They can buy, but can’t put on my clothes… |
| Onlar satın alabilirler fakat aldıklarını kıyafetlerime koyamazlar |
| I don’t want to limp for them to walk. |
| Onların yürüyüşüne karşı topallamak istemiyorum |
| Never would have known of me before |
| Geçmişimi asla bilemezsin |
| I don’t want to be held in your debt… |
| Sizin borcunuza tutunmak istemiyorum |
| I’ll pay it off in blood, let I be wed. |
| Onları kanla ödeyeceğim, bırakın adayayım kendimi |
| I’m already cut up and half dead |
| Ben zaten mahvolmuş ve yarı ölüyüm |
| I’ll end up alone like I began… |
| Tıpkı başladığım gibi yalnız son bulacağım |
| Everything has chains… absolutely nothing’s changed |
| Her şeyin zincirleri var… Kesinlikle hiçbir şey değişmedi |
| «Take my hand, not my picture,» spelled my T-shirt |
| 'elimi tut fotoğrafımı değil" tişörtüme hecelenmiş |
| I don’t want to take what you can give… |
| Verebildiğin şeyi almak istemiyorum |
| I would rather starve than eat your bread. |
| Senin ekmeğin yemektense açlıktan ölmeyi tercih ederim |
| All the things that others want for me |
| Diğerlerinin benden istediği tüm şeyleri |
| Can’t buy what I want because it’s free |
| Alamam istediğim şeyleri çünkü bedava |
| Can’t buy what I want because it’s free |
| Alamam istediğim şeyleri çünkü bedava |
| Can’t be what you want because I’m. |
| Olamam istediğiniz şey çünkü ben… |
| Why ain’t it supposed to be just fun |
| Neden sadece eğlence olduğunu var sayamıyoruz |
| Oh, to live and die, let it be done |
| Ah yaşam ve ölüm, bırak bitsin |
| I figure I’ll be damned, all alone like I began… |
| Lanetli olacağımın farkındayım, tamamen yalnız tıpkı başladığım gibi |
| It’s your move now… |
| Şimdi senin hamlen |
| I thought you were a friend but I guess I, I guess I hate you. |
| Bir arkadaş olduğunu düşünmüştüm ama sanırım, sanırım senden nefret ediyorum |
| Burak Şenay |
| Corduroy Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |