| How often she has gazed from castle windows o’er, |
| Kale penceresinden yukarı ne kadar gözlerini dikmiş |
| And watched the daylight passing within her captive wall, |
| Ve esir duvarından günlerin geçişini izlemiş? |
| With no-one to heed her call. |
| Çağrısını umursamayan kimselerle. |
| The evening hour is fading within the dwindling sun, |
| Akşam saati küçülen güneşle soluyor, |
| And in a lonely moment those embers will be gone |
| Ve bir anlığına şu korlar gitmiş olacak |
| And the last of all the young birds flown. |
| Ve küçük kuşların son uçuşu. |
| Her days of precious freedom, forfeited long before, |
| Değerli özgürlüğünün günleri, önceden ceza olarak kaybedildi, |
| To live such fruitless years behind a guarded door, |
| Korunan kapının arkasında boşa geçen yılları yaşamak için, |
| But those days will last no more. |
| Ama o günler bir daha yaşanmayacak. |
| Tomorrow at this hour she will be far away, |
| Yarın bu saatte, uzaklara gitmiş olacak, |
| Much farther than these islands, |
| Bu adalardan uzaklara, |
| Or the lonely Fotheringay |
| Ya da kimsesiz Fotheringay’den. |
| Fotheringay Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |