| Saatim yok, tam olarak bilemem
| No tengo reloj, no sé exactamente
|
| Biraz bira, biraz şarap önceydi
| Un poco de cerveza, un poco de vino antes
|
| Nasıl oluyor vakit, bir türlü geçmezken
| Como es que el tiempo no pasa de una forma u otra
|
| Yıllar hayatlar geçiyor
| Pasan los años
|
| Kayıp bir bavul, gibiyim hava alanında
| Una maleta perdida, como si estuviera en el aire
|
| Ya da boş bir, yüzme havuzu sonbaharda
| O una piscina vacía en otoño
|
| Çok mu ayıp, hâlâ mutluluk istemek
| Demasiada vergüenza, todavía deseando la felicidad
|
| Neyse zaten hiç hâlim yok
| De todos modos, no tengo ninguna
|
| Bugün benim doğum günüm
| Hoy es mi cumpleaños
|
| Hem sarhoşum hem yastayım
| Estoy borracho y plano
|
| Bir bar taburesi üstünde
| en un taburete de bar
|
| Babamın öldüğü yaştayım
| tengo la misma edad que mi abuelo
|
| Bugün benim doğum günüm
| Hoy es mi cumpleaños
|
| Kelimeler büyüyor ağzımda
| Las palabras crecen en mi boca
|
| Bildiğim tüm hayatlar
| Todas las vidas que conozco
|
| Paramparça, paramparça
| fragmentario, fragmentario
|
| Takatim yok, yine de telefona sarıldım
| No lo soporto, volví a abrazar el teléfono
|
| Son bir özür için, tüm sevdiğim kadınlardan
| Por una última excusa, todas las mujeres que amo
|
| Aradım, mesajlar çıktı kapattım
| Busqué, me salieron mensajes y cerré
|
| Telesekretere konuşamayanlardanım
| Yo soy de los que no pueden hablar con el telesecretor
|
| Bugün benim doğum günüm
| Hoy es mi cumpleaños
|
| Hem sarhoşum hem yastayım
| Estoy borracho y plano
|
| Bir bar taburesi üstünde
| en un taburete de bar
|
| Babamın öldüğü yaştayım
| tengo la misma edad que mi abuelo
|
| Bugün benim doğum günüm
| Hoy es mi cumpleaños
|
| Kelimeler büyüyor ağzımda
| Las palabras crecen en mi boca
|
| Bildiğim tüm hayatlar
| Todas las vidas que conozco
|
| Paramparça, paramparça
| fragmentario, fragmentario
|
| Paramparça, paramparça
| fragmentario, fragmentario
|
| Bugün benim doğum günüm
| Hoy es mi cumpleaños
|
| Hem sarhoşum hem yastayım
| Estoy borracho y plano
|
| Bir bar taburesi üstünde
| en un taburete de bar
|
| Babamın öldüğü yaştayım
| tengo la misma edad que mi abuelo
|
| Bugün benim doğum günüm
| Hoy es mi cumpleaños
|
| Kelimeler büyüyor ağzımda
| Las palabras crecen en mi boca
|
| Bildiğim tüm hayatlar
| Todas las vidas que conozco
|
| Paramparça, paramparça
| fragmentario, fragmentario
|
| Paramparça, paramparça
| fragmentario, fragmentario
|
| Paramparça, paramparça
| fragmentario, fragmentario
|
| Paramparça, paramparça | fragmentario, fragmentario |