| City girls just seem to find out early |
| Şehir kızları erken öğreniyor gibi |
| How to open doors with just a smile |
| Bir gülüşün kapıları nasıl açabildiğini |
| A rich old man |
| Zengin yaşlı bir adam |
| And she won’t have to worry |
| Ve kızın endişelenmesine gerek yok |
| She’ll dress up all in lace and go in style |
| Danteller içinde zarif giyinecek |
| Late at night a big old house gets lonely |
| Gece geç saat büyük eski ev yalnızlaşır |
| I guess every form of refuge has its price |
| Sanırım her sığınağın bir bedeli vardır |
| And it breaks her heart to think her love is only |
| Ve düşünmek kırar kızın kalbini, aşkını |
| Given to a man with hands as cold as ice |
| Elleri buz gibi soğuk bir adama vermeyi |
| So she tells him she must go out for the evening |
| O yüzden akşam gitmesi gerektiğini söyler adama |
| To comfort an old friend who’s feelin' down |
| Kötü hisseden eski bir dostu avutmaya |
| But he knows where she’s goin' as she’s leavin' |
| Ama kız çıkarken bilmektedir adam işin aslını |
| She is headed for the cheatin' side of town |
| Şehre gidip kendisini aldattığını |
| You can’t hide your lyin' eyes |
| Yalan söyleyen gözlerini saklayamazsınki |
| And your smile is a thin disguise |
| Ve gülümsemen inandırıcı olmayan bir maske misali |
| I thought by now you’d realize |
| Artık anladın sanıyorum |
| There ain’t no way to hide your lyin eyes |
| Yalan söyleyen gözlerini saklamanın bir yolu yoktur |
| On the other side of town a boy is waiting |
| Şehrin diğer yakasında bir çocuk bekliyor |
| with fiery eyes and dreams no one could steal |
| Şehvetli gözler ve kimsenin elinden alamayacağı düşlerle |
| She drives on through the night anticipating |
| Kız yaklaşan geceyi bekleyerek sürüyor |
| 'Cause he makes her feel the way she used to feel |
| Çünkü çocuk ona eskiden hissettiklerini hissettiriyor |
| She rushes to his arms; they fall together |
| Çocuğun kollarına atılıyor, birlikte düşüyorlar |
| She whispers that it’s only for awhile |
| Vakit çok az diye kız fısıldıyor |
| She swears that soon she’ll be comin' back forever |
| Yakında sonsuza dek geleceğine yemin ediyor |
| She pulls away and leaves him with a smile |
| Ayrılıyor ve çocuğu bir gülümsemeyle bırakıyor |
| You can’t hide your lyin' eyes |
| Yalan söyleyen gözlerini saklayamazsınki |
| And your smile is a thin disguise |
| Ve gülümsemen inandırıcı olmayan bir maske misali |
| I thought by now you’d realize |
| Artık anladın sanıyorum |
| There ain’t no way to hide your lyin eyes |
| Yalan söyleyen gözlerini saklamanın bir yolu yoktur |
| She gets up and pours herself a strong one, |
| Kız kalkıyor ve sert bir içki alıyor |
| And stares out at the stars up in the sky. |
| Ve gökyüzündeki yıldızlara bakıyor |
| Another night, it’s gonna be a long one. |
| Başka bir gece daha, uzun olacak belli |
| She draws the shade and hangs her head to cry. |
| Perdeleri çekiyor ve başını tutup ağlamaya başlıyor |
| She wonders how it ever got this crazy. |
| Nasıl bu kadar çılgınlaştı her şey diye merak ediyor |
| She thinks about a boy she knew in school. |
| Okuldan tanıdığı bir çocuğu düşünüyor |
| Did she get tired or did she just get lazy? |
| Yorulmuş muydu yoksa tembel mi olmuştu? |
| She’s so far gone she feels just like a fool. |
| Sıradan bir aptal gibi hissettiği zamanlardan beri ne çok olmuştu |
| My oh my, you sure know how to arrange things. |
| Ama her şeyi nasıl ayarlayacağını iyi biliyorsun |
| You set it up so well, so carefully. |
| Çok iyi, çok dikkatle planla. |
| Ain’t it funny how your new life didn’t change things? |
| Hoş olmaz mı yeni hayatın bunları değiştirse? |
| You’re still the same old girl you used to be. |
| Yine o eski kız olsan hala. |
| You can’t hide your lyin' eyes |
| Yalan söyleyen gözlerini saklayamazsınki |
| And your smile is a thin disguise |
| Ve gülümsemen inandırıcı olmayan bir maske misali |
| I thought by now you’d realize |
| Artık anladın sanıyorum |
| There ain’t no way to hide your lyin eyes |
| Yalan söyleyen gözlerini saklamanın bir yolu yoktur |
| There ain’t no way to hide your lyin eyes |
| Yalan söyleyen gözlerini saklamanın bir yolu yoktur |
| Honey, you can’t hide your lyin' eyes |
| Tatlım, yalancı gözlerini saklayamazsın |
| Lyin' Eyes Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |