| Akşamları oturup ağlamaklı ve yalnız
| Por las noches para sentarse y llorar y solo
|
| Kucağımda fotoğraflar fakülte yılları
| Fotos en mis años de facultad de vuelta
|
| Seksenlerde İstanbul’da hüzün grupları
| Grupos de tristeza en Estambul en los años ochenta
|
| Duygu yüklü sevgililer kaçamak öpücükler
| Besos de San Valentín cargados de emociones
|
| Yirmi yaşın yüreğinde kaybetiği düşleri
| Los sueños de veinte años perdidos en su corazón
|
| Caddeler boyunca gezdiği heyecan dolu günleri
| Días emocionantes de vagar por las calles
|
| Toplanıp konuşurlardı yaşama dair geceleri
| Solían reunirse y hablar sobre la vida en la noche.
|
| Gözyaşları süzülüyor düşündükçe hepsini
| Las lágrimas fluyen mientras pienso en todos ellos.
|
| Anacaddede kasabanın eczanesinde şimdi
| Ahora en la farmacia del pueblo en la calle principal
|
| Saatlerce uzaklarda metropol hayatından
| Horas lejos de la vida metropolitana
|
| Gündüzleri kar hesabı sevişmenin özlemi
| El anhelo de hacer el amor con la nieve cuenta durante el día
|
| Çocukluktu gözlerine adanan şiirleri
| Fueron poemas de infancia dedicados a tus ojos
|
| Yirmi yaşın yüreğinde kaybetiği düşleri
| Los sueños de veinte años perdidos en su corazón
|
| Caddeler boyunca gezdiği heyecan dolu günleri
| Días emocionantes de vagar por las calles
|
| Toplanıp konuşurlardı yaşama dair geceleri
| Solían reunirse y hablar sobre la vida en la noche.
|
| Gözyaşları süzülüyor düşündükçe hepsini
| Las lágrimas fluyen mientras pienso en todos ellos.
|
| Yirmi yaşın yüreğinde kaybetiği düşleri
| Los sueños de veinte años perdidos en su corazón
|
| Caddeler boyunca gezdiği heyecan dolu günleri
| Días emocionantes de vagar por las calles
|
| Toplanıp konuşurlardı yaşama dair geceleri
| Solían reunirse y hablar sobre la vida en la noche.
|
| Gözyaşları süzülüyor düşündükçe hepsini
| Las lágrimas fluyen mientras pienso en todos ellos.
|
| Yirmi yaşın yüreğinde kaybetiği düşleri
| Los sueños de veinte años perdidos en su corazón
|
| Caddeler boyunca gezdiği heyecan dolu günleri
| Días emocionantes de vagar por las calles
|
| Toplanıp konuşurlardı yaşama dair geceleri
| Solían reunirse y hablar sobre la vida en la noche.
|
| Gözyaşları süzülüyor düşündükçe hepsini | Las lágrimas fluyen mientras pienso en todos ellos. |