| Bir gün gördüm Kızılırmak boyunda
| Un día lo vi a lo largo del río Rojo
|
| İki köpek bir kuzuyu yıkmışlar
| Dos perros destrozaron un cordero
|
| Boynu kalın, kuyrukları yaldızlı
| cuello grueso, colas doradas
|
| Köpeklere benden iyi bakmışlar, iyi bakmışlar
| Cuidaron mejor a los perros que yo, los cuidaron bien
|
| Kaçırmışlar Hatçe'lerin kızını
| Secuestraron a la hija de los Hatce
|
| Karakolda kaybetmişler izini
| Perdieron el rastro en la comisaría
|
| Çürük Hasan döver döver durur dizini
| Rotten Hasan se golpea la rodilla
|
| Bir çiftlikte falakaya çekmişler, canım çekmişler
| La cagaron en una finca, les dolió
|
| Mahzuni Şerif'im insanlık haktır
| Mi Mahzuni Şerif, la humanidad es un derecho
|
| Kimisine vardır, kimine yoktur
| Algunos lo tienen, otros no.
|
| Bizim memlekette ürüşvet çoktur
| Hay mucho soborno en nuestro país.
|
| Adını da hediyelik takmışlar
| También llevaron su nombre como regalo.
|
| Bizim memlekette ürüşvet çoktur, ürüşvet çoktur
| Hay mucho soborno en nuestro país, hay mucho soborno.
|
| Adını da hediyelik takmışlar, canım takmışlar | También llevaban tu nombre de regalo, querida. |