| İntikamcıyım canım mesafe harcanır ziyafetin
| Soy vengador, querida, la distancia se pierde, tu fiesta
|
| Yarım kalır zira kesinse kurgu var canım
| Será a medias porque si es cierto, hay ficción, querida.
|
| Bu boş filmin basılması karanlık odada
| La impresión de esta película en blanco está en el cuarto oscuro.
|
| Kalmadım mı koşan uyanmamış mı kaşara baskı var canım
| no me quede
|
| Ben intikamcıyım canım mesafe ver balım
| Soy vengativo querida da distancia cariño
|
| Esaretim adaletinse özgürlüğümü harcarım bir an canım
| Si mi cautiverio es justicia, desperdiciaré mi libertad por un momento, querida.
|
| Bi parkanın ıslanması mı lazım ağzın
| ¿Necesitas una parka para mojarte?
|
| Kalkanınsa kalkanın yamulması icabet aslanım
| Si el escudo está deformado, el escudo se doblará, mi león
|
| İdareten kalındı evde çok sıkıntılı
| La administración se quedó, es muy problemático en casa
|
| Adam edildi mümkün olduğunca. | El hombre era tanto como sea posible. |
| Ev sıkıntılı
| el hogar está angustiado
|
| Kalmayaydı kaygı maygı
| Preocúpate de no quedarte
|
| Metanet hali olabilirdi kaydına takıntılı bu çok sıkıntı
| Pudo haber sido un estado de fortaleza obsesionado con su record esto es tan angustioso
|
| Kasım kasarken aralık aydınlık arattı kaygıdan
| Mientras noviembre nevaba, diciembre se veía brillante de ansiedad.
|
| Kalıntılarda yandılar ve kaydı aldılar bu kaydı kaygım aldı
| Quemaron en las ruinas y se llevaron el disco, mi ansiedad se llevó este disco
|
| Kaydılar bu kaygılarla kaldım
| me quede con estas preocupaciones
|
| Kayıt yarım kaldı. | El registro está a la mitad. |
| Kalan kaydı kaybım aldı
| Mi pérdida se llevó el récord restante
|
| Kurduğum bi çok durum bi çok sefer yaşandı
| Muchas situaciones que he montado han pasado muchas veces
|
| Daha da fazla kez kuruntu çıktı. | Aparecieron más y más delirios. |
| Kimliğim kazandı
| Ganó mi identificación
|
| Vur dediler öldürdüm işte buydu aybım
| Dijeron dispara, lo maté, eso es todo, mi vergüenza
|
| İntikam süvarisiydim ben bir aygırımda vardı
| Yo era un jinete de venganza, tenía un semental
|
| Cehennemin tekinde kaldım. | Estoy atrapado en el infierno. |
| Zaman tutardım
| mantendría el tiempo
|
| Hasretim peşinde koştu durdu. | Mi anhelo corrió tras de mí. |
| Ben kazandım
| gané
|
| Hayaletin peşimde sanki, saçında örgülerle
| Es como si tu fantasma me estuviera persiguiendo, con trenzas en tu cabello
|
| Bir özlemin peşindeyim. | Estoy persiguiendo un anhelo. |
| Bu geçmişin karanlığı
| Esta es la oscuridad del pasado
|
| Bu çizdiğim basit resim bi yeteneğim değil
| Esta simple imagen que dibujé no es mi talento.
|
| Yeteneğini yiyim deyim yerindeyse diyim
| Puedo comer tu talento por así decirlo
|
| İnsanüstü bir cesaret harbidende bak gelen
| Un coraje sobrehumano de hecho
|
| Tüylerim diken diken. | Tengo la piel de gallina. |
| Sorunlarım çeken giden
| mis problemas desaparecen
|
| Oyunların içindeyim oyun seven bu ben be ben
| Estoy en juegos, este soy yo que ama los juegos
|
| Belalı bir nedenle geldim harbiden bedel ödendi
| Vine por una razón problemática, realmente pagué el precio
|
| Ben bir uyanık oldum sorma geçmişim sevişti
| He sido un vigilante, no preguntes, mi pasado hizo el amor.
|
| Ödediğim bedel bilhassa çok güzeldi | El precio que pagué fue especialmente bueno |