| Eleştirin beni
| Criticame
|
| 2 yıl önce siktirip gittiğim camiaya kardeşlerim için döndüğümde
| Cuando vuelvo a la comunidad que me follé hace 2 años por mis hermanos
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Mayıs ayında içimdeki rapçi Aşkın Mert Şalçıoğlu ile öldüğünde
| Cuando el rapero que había en mí, Aşkın Mert Şalçıoğlu, murió en mayo
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Brok Beatz anlaştığının iki katını alıp Output Nr.1'dan tüydüğünde
| Cuando Brok Beatz obtiene el doble de su trato y abandonó Output Nr.1
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Bu yüzden her şey geciktiğinde
| Así que cuando todo es tarde
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Kardeşler değiştiğinde
| Cuando los hermanos cambian
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Mary Jane ile sahne yapan rapçilerden hakkı alıp Soprano’ya verdiğimde
| Cuando tomé los derechos de los raperos que actuaron con Mary Jane y se los di a la Soprano
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Bu yüzden çarmıha gerilsem bile Sop için buna göğüs gerdiğimde
| Entonces, incluso si me crucifican cuando lo soporto por Sop
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| İki göz evimde 3 kuruşum yokken MOB’den bize teklif geldiğinde
| Cuando recibí una oferta de MOB cuando no tenía 3 centavos en mi casa de dos ojos
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Ondan önce bile her şeyimi bölüp bölüp dostların önüne serdiğimde
| Incluso antes de eso, cuando dividí todo y lo puse delante de mis amigos
|
| Eleştirin beni, eleştirin beni
| criticame criticame
|
| Sikimde değil inan ki eleştirin beni
| Me importa un carajo, créanme, critíquenme.
|
| Denedim 2, Benji 1 milyon’ken, 212 yalnızca 200K dinlendiğinde
| Probé 2, cuando Benji tenía 1 millón, 212 solo escuchó 200K
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Ölmeden önce sapık bir pezevengi şirketimden sessizce gönderdiğimde
| Cuando en silencio envío a un proxeneta pervertido fuera de mi empresa antes de morir
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| V ölümsüz olmaya devam edecek nefes aldığım lanet önderliğinde
| V seguirá siendo inmortal llevado por la maldición que respiro
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Yıllık geliri on katım olan rapçiler fakir edebiyatı ile yükseldiğinde
| Cuando los raperos con un ingreso anual de diez veces se levantaron con su literatura pobre
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| 2015 böyle geçti işte şimdi «Çekmeceden Yıldızlara» her şehirde
| Así transcurrió el 2015, ahora «Del Cajón a las Estrellas» en cada ciudad
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Sayemde moda oldu gençlere destek olmak
| Gracias a mi se ha puesto de moda apoyar a los jóvenes
|
| Bu bayrak MOB’de hala üzgünüm ortak
| Esta bandera todavía está en MOB, lo siento, socio.
|
| Değişti oyun sayemizde vizyonunuz var
| Tienes una visión gracias al juego cambiado.
|
| İlk turda sponsorlar, ödüller, zorlu yollar
| Patrocinadores de la primera ronda, premios, caminos difíciles
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Sizden iyi göründüğümüz için, bu kültürün verdikleriyle övündüğümüz için
| Porque nos vemos mejor que tú, porque presumimos de lo que da esta cultura
|
| Ve malesef kıskançlıklarla bölündüğümüz için!
| ¡Y lamentablemente porque estamos divididos por los celos!
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Bilirdim yatırılan parayla bilindik rapçileri label’a toplamayı
| Sabía cómo reclutar raperos conocidos para etiquetar con el dinero invertido.
|
| Sahte başarıyla kasılıp para koklamayı
| Fake olfateando dinero con éxito
|
| Çalışmadan sırtlarından rahatça otlamayı
| Pastando cómodamente sobre sus espaldas sin trabajar
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Uğruna stüdyolar bastığım kardeşlerim V için bile bi' aile olamadı!
| ¡Mis hermanos, por quienes asalté estudios, ni siquiera podían ser una familia para V!
|
| Eleştirin beni
| Criticame
|
| Bi' aile sandım bu şirketi; | Pensé que esta empresa era una familia; |
| eleştirin
| criticar
|
| Çakmadım kendim için tek bir çivi; | No martillé un solo clavo para mí; |
| eleştirin
| criticar
|
| Paylaştım her şeyimi, benliğimi; | Compartí mi todo, mi yo; |
| eleştirin
| criticar
|
| Sahnemi, mahallemi, gerçeğimi; | Mi escenario, mi barrio, mi realidad; |
| eleştirin
| criticar
|
| Ruhumu, huzurumu, kimliğimi; | Mi alma, mi paz, mi identidad; |
| eleştirin
| criticar
|
| Sırtladım tek başına pisliğini
| Tomé tu mierda solo
|
| Siz riyakarsınız
| son hipócritas
|
| Moda neyse onu dinlemek tüm tarzınız
| Sea lo que sea la moda, escucharla es todo tu estilo.
|
| Bi' yıl seversiniz
| te gusta un año
|
| Bi' yıl söversiniz
| dices un año
|
| Tek hatam uyum çabam kabul bunu eleştirin, kabul bunu eleştirin
| Mi único error es mi esfuerzo por encajar. Acéptalo, critícalo, acéptalo, critícalo.
|
| Eski Tepki olamadım
| No podría ser la vieja reacción
|
| Kalemim asla değemedi eskisi gibi ruhuma
| Mi pluma nunca ha tocado mi alma como antes
|
| Psikolojim uzaklaştırdı beni bu camiadan
| Mi psicología me alejó de esta comunidad.
|
| Bıraktım her şeyini oluruna
| Dejé todo para ser
|
| Tep! | ¡Patear! |
| Şehrin efsanesi
| leyenda de la ciudad
|
| Kaçtı tren sorma neden öldü Kerem
| No preguntes por qué el tren se escapó, Kerem murió.
|
| Gördüm ecel çaldı 18'de ben de öldüm o gün
| Lo vi, me golpeó la muerte a los 18, y morí ese día.
|
| Çözüm mözüm yok ki zaten umrumda değildi
| No tengo una solución, no me importaba de todos modos
|
| Cehennemim rüyam oldu içindeyim hala onun peşindeyim
| Mi infierno se convirtió en mi sueño Todavía estoy en él Lo estoy persiguiendo
|
| Mahallemin dibindeyim
| Estoy en el fondo de mi barrio
|
| Dostlarım kardeşlerim ve maskeye gizlenmiş onca akbaba ama sevinme hiç
| Mis amigos, mis hermanos y todos los buitres escondidos en máscaras, pero no sean felices.
|
| Mikrofonla hala savaş halindeyim
| sigo en guerra con el microfono
|
| Yaşıyorum senden ala aşkı onla
| Estoy viviendo tomar el amor de ti
|
| Sorma ondan kavga dövüş
| No le preguntes, pelea pelea
|
| Caddelerde koştu durdu Aksan, Moti, Vio, Stap, Uzi, Mavi, Tuhan ve onlarca
| Corrió por las calles Aksan, Moti, Vio, Stap, Uzi, Mavi, Tuhan y decenas de
|
| kardeşim
| mi hermano
|
| Yenildim belki ama pes etmedim
| Tal vez fui derrotado pero no me di por vencido
|
| Güneş doğar kesin
| El sol saldrá seguro
|
| Bugün yarın devran döner
| Hoy da la vuelta mañana
|
| Mecalim kalmasa nefesim sesim
| Si no tengo que hacerlo, mi respiración es mi voz
|
| Kalmasa hevesim
| Si mi entusiasmo se ha ido
|
| Betim benzim atar canım yanar içim kanar göz bebeklerimde hala hırsı var
| Mi cuadro arderá, arderé, sangraré, mis pupilas aún tienen ambición
|
| Ben ölmedim ki daha doğmadım emin ol olmadı
| No estoy muerto, aún no nací
|
| Tüm caddelerde MOB’nin döndüğünü haykırın
| Grita que la mafia gira en todas las calles
|
| Eleştirin Beni | Criticame |