| Bugün özgür bir martı o
| Es una gaviota libre hoy.
|
| Yaşadıklarını hep abartıyor
| Siempre exagera por lo que ha pasado.
|
| Senin bilmediğin bir şey bu güzelim
| Esto es algo que no sabes, hermosa
|
| Öpüşmekle sevişmenin farkı yok
| No hay diferencia entre besar y hacer el amor.
|
| En dürüstü iki yüzlü
| El más honesto de dos caras.
|
| Üç, dört, beşi var
| Hay tres, cuatro, cinco
|
| Sana iyi davrananın üç dört leşi var
| El que te trata bien tiene tres o cuatro canales
|
| İçin rahat çünkü o dünyaya aitsin
| Es cómodo para ti porque perteneces a ese mundo.
|
| Sizde duygu şöyle aynen:
| Aquí está el sentimiento para ti:
|
| Güç gör peşin al
| Ver potencia, comprar por adelantado
|
| Genelleme yanlış ben de genellemem
| La generalización está mal, yo tampoco generalizo
|
| Ama ben de demem bir şey yani denenmeden
| Pero tampoco digo nada sin ser juzgado.
|
| Dediklerime katıl ya da katılma
| De acuerdo o en desacuerdo con lo que digo
|
| Ama bazen zihnin yürümesi gerekir inip atından
| Pero a veces la mente tiene que caminar
|
| Bugün özgür bir martı o
| Es una gaviota libre hoy.
|
| Yaşadıklarını hep abartıyor
| Siempre exagera por lo que ha pasado.
|
| Senin bilmediğin bir şey bu güzelim
| Esto es algo que no sabes, hermosa
|
| Öpüşmekle sevişmenin farkı yok
| No hay diferencia entre besar y hacer el amor.
|
| Kalbi gömdüm toprağa, kafam çok rahat
| Enterré el corazón en el suelo, mi cabeza está tan cómoda
|
| Yeni yeni üzüntüler çıkarmıyom stoktan
| No estoy sacando nuevas penas fuera de stock
|
| Sinsi rollerinizi yemiyorum artık
| Ya no me como tus papeles furtivos
|
| Zeki olan anlayıp diyor bu tok lan
| El inteligente entiende y dice esto está lleno
|
| Hak ettiğini yaşıyorsun hak ettiğin kadar
| Vives lo que te mereces tanto como te mereces
|
| Hak ettiğimi yaşamadım, hak edeceğim ulan
| No viví lo que merezco, lo mereceré.
|
| Madem öyle ben de böyle davranırım
| Si es así, así es como actúo.
|
| İyi olmak sıfır fayda, anladım
| Cero beneficio de ser amable, lo tengo
|
| Bugün özgür bir martı o
| Es una gaviota libre hoy.
|
| Yaşadıklarını hep abartıyor
| Siempre exagera por lo que ha pasado.
|
| Senin bilmediğin bir şey bu güzelim
| Esto es algo que no sabes, hermosa
|
| Öpüşmekle sevişmenin farkı yok
| No hay diferencia entre besar y hacer el amor.
|
| Aşığım desem yanlış olurdu
| Me equivocaría si dijera que estoy enamorado
|
| Cehennem Dünya'da olsa yanmış olurdum
| Si el infierno estuviera en la tierra, me quemaría
|
| Yapacak bir şey yok bu öz eleştirim
| No hay nada que hacer, es mi autocrítica
|
| Öyle dürüst olunmuyor yavrum göz iliştirip
| No puedes ser honesto como ese bebé
|
| Tek hakkım vardı onu iki kez kullandım
| Solo tenía un derecho, lo usé dos veces.
|
| Artık doğru olan sadece durmaktır
| Ahora está bien parar
|
| Sizin aşklarınız saymakla bitmiyorken
| Mientras tus amores no cuentan
|
| İçimden diyorum şunu git bir yok et
| Yo digo en mi corazón ve y destruyelo
|
| Bugün özgür bir martı o
| Es una gaviota libre hoy.
|
| Yaşadıklarını hep abartıyor
| Siempre exagera por lo que ha pasado.
|
| Senin bilmediğin bir şey bu güzelim
| Esto es algo que no sabes, hermosa
|
| Öpüşmekle sevişmenin farkı yok | No hay diferencia entre besar y hacer el amor. |