| Sen benim hiçbir şeyimsin
| eres mi nada
|
| Yazdıklarımdan çok daha az
| mucho menos de lo que escribi
|
| Sen benim hiçbir şeyimsin
| eres mi nada
|
| Yazdıklarımdan çok daha az
| mucho menos de lo que escribi
|
| Hiç kimse misin, bilmem ki nesin?
| ¿No eres nadie, no sé lo que eres?
|
| Lüzumundan fazla beyaz
| demasiado blanco
|
| Sen benim hiçbir şeyimsin
| eres mi nada
|
| Varlığın anlaşılmaz
| tu existencia es incomprensible
|
| Sen benim hiçbir şeyimsin
| eres mi nada
|
| Yokluğun anlaşılmaz
| tu ausencia es incomprensible
|
| Sen benim hiçbir şeyimsin
| eres mi nada
|
| Varlığın anlaşılmaz
| tu existencia es incomprensible
|
| Sen benim hiçbir şeyimsin
| eres mi nada
|
| Yabancı bir şarkı gibi yarım
| La mitad como una canción extranjera
|
| Sen benim hiçbir şeyimsin
| eres mi nada
|
| Yabancı bir şarkı gibi yarım
| La mitad como una canción extranjera
|
| Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
| Mojado como un árbol lluvioso
|
| Hiç kimse misin, ki nesin?
| ¿No eres nadie, qué eres?
|
| Sen benim hiçbir şeyimsin
| eres mi nada
|
| Hiçbir şeyimsin
| No eres nadie
|
| Uykum arasında cağırdığım
| Llamo en mi sueño
|
| Çocukluk sesimsin
| eres la voz de mi infancia
|
| Sen benim hiçbir şeyimsin
| eres mi nada
|
| Hiçbir şeyimsin
| No eres nadie
|
| Galiba eski liman üzerindesin
| creo que estas en el puerto viejo
|
| Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
| Cómo ser una estrella en mi oscuridad
|
| Dudaklarınla cama çizdiğin
| Que dibujaste en el cristal con tus labios
|
| En fazla sonbahar otellerinde
| En los hoteles más otoñales
|
| Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
| Encontrar una chica universitaria para dormir
|
| Yalnızlığı öldüresiye çirkin
| Solo feo hasta la muerte
|
| Sabaha karşı öldüresiye korkak
| cobarde hasta la muerte en la mañana
|
| Kulağı çabucak telefon zillerinde
| Rápidamente en el teléfono suena
|
| Sen benim hiçbir şeyimsin
| eres mi nada
|
| Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
| nunca he tenido una historia de amor
|
| Henüz boş bir roman sahifesinde
| Todavía en una página de novela vacía
|
| Hiç kimse misin, bilmem ki nesin?
| ¿No eres nadie, no sé lo que eres?
|
| Ne çok cığlıkların silemediği
| Cuantos gritos no puedo borrar
|
| Zaten yok bir tren penceresinde
| Ya no en una ventana de tren
|
| Hiç kimse misin, bilmem ki nesin?
| ¿No eres nadie, no sé lo que eres?
|
| Uykum arasında cağırdığım
| Llamo en mi sueño
|
| Çocukluk sesinle ağlayarak
| Llorando en tu voz de infancia
|
| Sen benim hiçbir şeyimsin | eres mi nada |