| Paha biçilse duygulara pahada ağrı sevgidir
| El dolor no tiene precio para los sentimientos es amor
|
| Tezgâha çıksa para verip de öfke alacak var mıdır?
| ¿Hay alguien que pague dinero y se enoje si va al mostrador?
|
| Kalbin kulağı sağır mıdır? | ¿El corazón es sordo? |
| Güven aşağı yuvarlandığın yar mıdır?
| ¿Es la confianza la mitad que tiras hacia abajo?
|
| Çektiğin-aldığın ah mıdır? | ¿Es el ah que tomas? |
| Bu hâlin yadigâr mıdır?
| ¿Es esto una reliquia?
|
| Güzellik uykunda kulaklarını kemiren faredir
| La belleza es el ratón que te roe las orejas mientras duermes
|
| Üfleyerek yer seni; | Te come soplando; |
| ne acı hissedersin, ne de senden kopan parçayı
| no sientes el dolor ni el pedazo que se te desprendio
|
| Uyandığında bakarsın ki eksilmişsin. | Cuando te despiertas, ves que te falta. |
| Seni üzen bu küskünlüktür
| Es este resentimiento el que te molesta
|
| Uyanmak özgürlüktür
| despertar es libertad
|
| Kalemimden dumanlar çıkıyor şiir yazarken
| Sale humo de mi pluma cuando escribo poesía
|
| Duygularıma kâğıt üzerinde birer mezar kazarken
| Mientras cavaba una tumba para mis sentimientos en el papel
|
| İnsan alçalıyor yukarıdan aşağı doğru kayarken
| El hombre desciende mientras se desliza desde arriba
|
| Sığ durur derin, yakın görür uzağı göz bakarken
| Se mantiene superficial, profundo, ve de cerca, mira de lejos
|
| Saflığımızı kaybettik, başarılı oldu nar
| Perdimos nuestra pureza, logramos granada
|
| Güvenmeyi katlettik, kötü geçti o tek sınav
| Matamos la confianza, salió mal esa única prueba
|
| Tuttuk tartıştık devken cüceyle
| Tuvimos una discusión con el enano cuando éramos gigantes.
|
| Yarıştık süreyle, yaklaştık şüpheyle
| Corrimos un rato, nos acercamos sospechosamente
|
| Sago — Kolo Rap eyle!
| Sagú - ¡Kolo Rap!
|
| Sonuna kadar adım atar ayak, işler
| El pie da un paso hasta el final, funciona.
|
| Bu gidişin bir sonu var, yakın bitişler
| Esto va tiene un final, cerca de finales
|
| Dev aynasında yüzüne bakan o hiçler
| Los que miran su rostro en el espejo gigante
|
| Sizden hırslı olacak o yanan ateşler
| Esos fuegos ardientes que serán más ambiciosos que tú
|
| Yutkunuyorum
| yo trago
|
| Fark ediyorum
| me doy cuenta
|
| İstemezdim böyle olsun, içleniyorum
| No quería que fuera así, estoy bebiendo
|
| Yutkunuyorum
| yo trago
|
| Fark ediyorum
| me doy cuenta
|
| İstemezdim böyle olsun, içleniyorum
| No quería que fuera así, estoy bebiendo
|
| Büyük konuşan insanları küçülürken gördüm
| He visto a personas que hablan en grande hacerse más pequeñas
|
| Tepeden izleyenleri yere çakılırken izledim
| Vi a la gente de la colina estrellarse contra el suelo
|
| Fazla kendine güveni olanı ezilirken yakaladım
| Atrapé al demasiado confiado siendo aplastado
|
| Azla yetinemeyen fazlacıyı hiçbi' şeysiz buldum
| Encontré el exceso sin nada
|
| O akıllı geçinen uyanıkları yalnızlıkta gördüm
| He visto a esos sabios en la soledad
|
| Uykuları kaçıranları uykusuzlukta buldum
| Encontré a los que extrañan el sueño en el insomnio
|
| Kalp kıran insanları kalpleri kırılırken izledim
| Vi a gente rompecorazones romperse el corazón
|
| «Korktuğum Allah’tır!» | “¡Es a Dios a quien temo!” |
| diyenleri inançsızlıkta yakaladım
| Cogí a los que dicen con incredulidad
|
| Maksadımla geldim, aksadım
| vine con mi proposito, vacilé
|
| Aksak adım aksanımla dilden dışarı çıktım akşamında zamanın
| Salí de la lengua con mi acento flojo, en la tarde del tiempo
|
| Akla karaya karıştım. | Me confundí con la mente. |
| Aklı akla taşırdım. | Solía importarme. |
| Akıl akıldan alırdım
| me importaría
|
| Akıl akıldan üstün akıllım, dinle bakalım bende söz
| Soy más inteligente que la mente, escucha y soy la palabra
|
| Şarkılarda yok mola
| Sin interrupción en las canciones
|
| Bal dudaklı Yunus. | Delfín de labios de miel. |
| Melodi, lirik kol kola
| Melodía, lírica del brazo
|
| İz peşinde aslanım emin adım ilerler ormana
| En pos del rastro, mi león da pasos firmes hacia el bosque.
|
| Hırçın isen hırsın sonu varır saçını yolmana
| Si eres vicioso, la codicia se acabará cuando te arranques los cabellos.
|
| Sonuna kadar adım atar ayak, işler
| El pie da un paso hasta el final, funciona.
|
| Bu gidişin bir sonu var, yakın bitişler
| Esto va tiene un final, cerca de finales
|
| Dev aynasında yüzüne bakan o hiçler
| Los que miran su rostro en el espejo gigante
|
| Sizden hırslı olacak o yanan ateşler
| Esos fuegos ardientes que serán más ambiciosos que tú
|
| Yutkunuyorum
| yo trago
|
| Fark ediyorum
| me doy cuenta
|
| İstemezdim böyle olsun, içleniyorum
| No quería que fuera así, estoy bebiendo
|
| Yutkunuyorum
| yo trago
|
| Fark ediyorum
| me doy cuenta
|
| İstemezdim böyle olsun, içleniyorum
| No quería que fuera así, estoy bebiendo
|
| Yutkunuyorum
| yo trago
|
| Fark ediyorum
| me doy cuenta
|
| İstemezdim böyle olsun, içleniyorum
| No quería que fuera así, estoy bebiendo
|
| Yutkunuyorum
| yo trago
|
| Fark ediyorum
| me doy cuenta
|
| İstemezdim böyle olsun, içleniyorum
| No quería que fuera así, estoy bebiendo
|
| Rap Genius Türkiye | Rap Genio Turquía |